23 Şubat 2009 Pazartesi

hafta sonu raporu vereyim

cuma pek gıcıktım, malum.
eve gittik öf, pöf.
bunalım takılmak niyetindeyim.
hayatıma girip muhtemel zengin koca adaylarımı bertaraf eden sel'e de gıcığım.
o da farkında.
ama pek olmadı.
kardiş geldi.
az buçuk biliyor durumu.
konuşalım, dertleşelim, iyi gelir diye çıkmış gelmiş.
bişeyler yedik önce
kardiş de rakı alıp gelmiş ki, faydası olsun sakinleşmeye.
şahsım pek rakı insanı olmadığımdan, eşlik etmek için başka bişeyler içtim önce.
baktım içtikçe bi dertlenme azalması oluyor.
rakıyla devam edeyim dedim.
ettim.
e tabi olmadı.
ayıptır söylemesi ööğğkkk...önce gidip içtiklerimin bir kısmını döktüm.
sonra da yatıp uyudum.
sabah bi kalktık ki ankara anKARa olmuş.
bizde kalan kardiş kalktı, bi eğitimi varmış ona gitti.
sel işe gitti.
zavallı şahsım ise sürünüyorum.
yok valla sadece içtim diye değil,
sanırım birgün önceden üşüttüm de biraz.
zira o gıcık gün boyunca defalarca dışarı çıkıp telefonla konuşmuştum, üstümde bi ince gömlekle.
hastayım!
ama nasıl fenayım.
ama fena olmam nasıl fena bişey!!
zira akşama kardiş ve nişanlısı beraberlerinde kızcağızın abisi ve yengesiyle beraber yemeğe gelecek.
insanlar ilk defa evimize gelecekler.
rakı-balık muhabbetine.
rakı diyince midem bulanıyor benimse.

allahtan anne-baba desteği var.
yoksa vallahi bitmiştim.
babam türlü çeşit balık almış, tam hazırlamış hepsini pişirmeye uygun.
unu bile doldurmuş kavanoza getirmiş.
annem mezelerin hepsini yapmış.
hazırlamış, tabaklara koyup süslemesine kadar yaptı.
salataları hazırlamış, getirmiş.
yemek takımını dolaptan çıkarttı, yıkadı temizledi,
sofrayı bile annemle hazırladık, çoğunu annem.
ben gidip iki defa kustum, mızıldadım, üfleyip, püfledim.
ama annem her bi şeyi hazır etti.
oldu bitti herşey.

akşam geldiler saat 19 da.
allahtan çok tatlı, samimi, hoş sohbet insanlar.
toplasan beraber 3. yemeğimiz (biri onların annesinde, biri annemlerde olmak üzere) ama uzun zamandır dostmuşuz gibi.
oturduk sofraya saat 19:30 gibi.
kalktık saat 03:00 de
valla!
8 saat.
erkek milleti rakıyla,
kadın milleti de nar şarabıyla ittirirken balığı, bir sohbet, muhabbet.
(ben sadece 1.5 yudum şarap alabildim ağzıma. suyla eşlik ettim onlara)

saat 03:00 de kalkıp çıktılar.
ben zaten nane molla durumdaydım.
gıda maddelerini dolaba kaldırıp,
masayı öylece bırakıp yattım.

pazar saat 11 gibi kalkıp önce ortalığı topladık.
topladık dediysem çoğunu sel halletti aslında.
ben çıraklık yaptım.
sonra kahvaltı mahvaltı.
biraz alışveriş.
annemin getirdiği bi dolu şey vardı,
götürmek için gittik annemlere.

akşamdan kalan bi sürü ekmek vardı, aşağıda kuru ağaç dallarına taktık, kuşlar yesin diye.
kediler için mama
köpekler için balık artıkları uygun yere.
su ihtiyaçları için bir kap su.

sonraaaa,
bir arkadaşımın istediği, sipariş ettiği bir yelek vardı.
kolaycacık bişey, kendim için yapmıştım da, o da beğenmiş, istemişti.
onu yapmam gerekiyordu.
annem ve babam yardım ettiler, bitirdik.
ona da yetiştiler yani.
8)

akşam yemeği için eve döndük.
biraz ev işi, toparlama faslı.
tv-battaniye
bitirdik günü işte.

bu sabah da kalkıp geldim yine yeni bir haftaya başlamak üzere işe.
iyi bir hafta olsun dilerim.

not: ara vere vere yazdım bi saattir. darma dağınık. yazıdan bişey anlamayanlar kendine kusur bulmasın. ben bi dağınık yazdım bugün galiba. ama dönüp baştan okuyup düzeltecek halim de yok valla 8)

10 yorum:

Adsız dedi ki...

yok sen süper yazmışın daaa...
baba nası yardım etti yeleğe.. onu bilemedim..
=)
bilmek istedim..

annelerin bu yetişivermesine hastayım ben de..
saime hanım asla yapmazdı..
galiba ben de yapmayacağım =)....
şimdiki gıcıklıklarının intikamı olarak..

ama sana yardım ederdim bak..
ama yakın olsaydık..
ne olsa ergen halini bilmiyorum....
atalet..

.. dedi ki...

ataletim şöyle ki:
annemlerde bi eski dikiş makinası var babanemden kalma. onu kullanmayı babam biliyor tek.
bişey dikileceği zaman, makine dikişlerini babam yapar. biz elde keser biçer teğelleriz. babam da o antika aleti kullanıp makinalarını çeker.
babamın ihtisas alanları konulu bi yazı yazmalıyım belki:
elekrik tesisatı işleri
bilimum tamir işleri
makine dikişi
acayip (acayip demiyim ayıp olur da değişik diyim) yemekler yapmak
vs vs...
yardıma gelince,
annemler yetişmese bitmiştim ben 8)

kayipsimurg dedi ki...

Gıcık diildin azcık kafayı kırdı diyoruz biz o duruma kendi aramızda. Gerekiyo arada bir. :)İmdada yetişen anne babaya bittim. Şimdi nasılsın?

.. dedi ki...

kırıyorum arada evet 8)
şimdi de değişen bir durum yok aslında şartlarda ama, daha sakinim galiba 8)

geçkalmadımki dedi ki...

Canım, balım birciğim..
ben hafta sonu raporunu almıştım önceden.. sana yetişen tim içinde olamadığıma kahrederek geçirdim haftasonunu..
acaba geçtimi bulantısı, düzeldimi midesi.. asabı da bi düzelebilse diye dileyerek..
ötüm öptüm bir daha öptüm...

ece dedi ki...

Nar şarabı mı?? Ben ilk defa duyuyorum biliyor musun..Çok geri kalmışım ben yaa:((

Şartlarla ilgili: İlk şok atlatılınca, daha sakin bakabiliyor insan. Panik, yanlış yaptırır.Salim kafa ile doğruyu buluyorsun. Biraz sabır canım. Önemli olan kenetlenmek.

İmza:Damdan düşen kadın

.. dedi ki...

mide bulantısı falan geçti de fundacım, asaplar da kolayca düzelse!!
çok özledim seni yaaa.... 8(
ececim, nar şarabını ilk içtim ben. hafif, tatlı, güzel bişey. yakın olsaydık da, alıp gelseydim sana keşke.
şartlara gelince:senin kadar güçlü olabilsem!
çok öperim seni.

kumhavuzu dedi ki...

valla bende anne babaya bittim.
kendi başıma böyle bişey gelse dedim..
bilmezki bizim hatun
ama o da kumaşlarla oynamayı biliyor..
sadece orada kilitli:)
benim gibi becerikli :P bi kızı olunca öğrenmekte istemedi:)
15 yıl içindede hiçbir ilerleme kaydetmemiş zati:)

biraz sakin gördüm seni..
Ece güzel yazmış valla

sevgiler

.. dedi ki...

ee sen becerikli insansın kumum. bense tembellikte üstüme tanımam.
daha sakinim evet, sessizce izliyorum, gözlüyorum 8)

kumhavuzu dedi ki...

pehh..çookkk..insanın kaderi güzel olsun gibi bi arabesk yapiim burda:)))))