29 Temmuz 2011 Cuma

komik köpek

akşam.
saat 8 civarı.
hava hala sıcak, ev daha sıcak
balkondan dışarı bakıyorum.
çöplerin konulduğu yerde dolaşan bir köpekcik.
aslında köpek.
ama içimde bir "yazıııık" duygusu olduğu için -cik diye ekledim.
çok sıcak, bunalmış olduğu muhakkak.
yolun diğer tarafında, bir dondurma kabına koyduğum su duruyor ama köpek o tarafa ilerlemiyor.
susamıştır diyorum, su indirsek...
balkonda bir plastik kap buluyorum, kocaman.
onu alıyorum.
daha önce koyduğum kap atılmıştı.
bir kağıda kocaman harflerle "ATMAYIN" yazıp koli bandı ile bantlıyorum kabın üstüne.
sel geliyor, ne yapacaksın diye soruyor.
köpek var diyorum, su indiricem.
ben indiririm diyor.
ben de yine balkona çıkıyorum orda mı diye bakmak için.
tam o sıra bir araba dönüyor o tarafa
-hay allah, korkup kaçmasa diyorum
çünkü tedirgin birkaç adım atıyor köpek.
araba geçip gitsin diye beklerken, tam da köpeğin önünde duruyor.
telefonla konuşmaya devam eden bir adam iniyor arabadan.
elinde bi küçük pet şişe su.
çöpün civarına, etrafa bakıyor,
köpeği ürkütmeden davranıyor.
bir şey bulamayınca arabasının bagajını açıyor.
ben içeri girip sel'e bakıyorum.
kovayı doldurmuş, bir pet şişeye de su doldurmuş, aşağı iniyor.
tam kapıyı kapatıyorum ki kapı çalıyor aşağıdan
bize de su gelmiş 8)
boş damacanayı kapı önüne koyuyorum, sucu geliyor, parasını veriyorum.
tekrar balkona koşuyorum bakmak için.
araba gitmiş, köpek orda.
o adam, yanından geçerken köpeği görüp arabayı durdurup inen o iyi adam,
arabasından bir poşet bulup, onu yere yayıp, elindeki suyu poşetin üstüne dökmüş köpek içsin diye.
çok mutlu oluyorum.
adamı bulup teşekkür etmek istiyorum
iyi insanlar var diye düşünmek
hayvanları umursayan insanlar var etrafta diye düşünmek iyi geliyor
seviniyorum
sel inmiş.
kocaman, su dolu kabı koyuyor köpeğin önüne,
birşeyler söylüyor, çağırıyor biraz uzaklaşmış olan köpeği.
ayrılıyor ordan.
ben balkondan izlemeye devam ediyorum.
sel gidince köpek yaklaşıyor suya.
önce bol bol içiyor
o içtikçe ben rahatlıyorum.
su bol. gece boyu ordan geçen köpek çetesinin tüm elemanlarına yeter.
derken bizimki (sel değil, köpek) 8)
ellerini sokuyor kovaya
patileri..
yarısına kadar suya sokuyor.
çok komik.
serinlemek istiyor herhalde.
suyu biraz dışarı döküyor, kendine doğru.
hani neredeyse yüzüne su çarpacak.
sonra biraz daha içiyor.
sonra...
sonra ağzıyla kovayı kenarından tutup komple boşaltıyor yere.
tamamen.
ve kovayı götürüp ilerdeki çöp yığınına bırakıyor.
atıyor oraya 8)))
sonra da yürüyüp gidiyor.

hahahahahaaah 8))))
öyle komik ki.
öyle anlamsız ki.

sel kapıyı çalıyor, ben gülüyorum.
tüm bunlar sel geri gelene kadar olmuş.
seeeel, su döküldü! diyorum.
nası! diyor.
köpek içti içti, sonra elini kolunu yıkadı
işi bitince de bulaşık yıkadığı suyu boşaltıp, kabı kaldıran kadın gibi
kabı boşalttı, götürüp çöpe attı 8)))

köpeğe bunu neden yaptığını sormak için dayanılmaz bir istek duyuyorum ama imkansız.
çaresiz,
yapılacak tek şeyi yapıp
yeniden su indiriyoruz aşağı.
8)

22 Temmuz 2011 Cuma

iyi oldu bu.

müjdeler olsun nur topu gibi bi ekonomik kriz kapımızdaymış ya hani.
yetkili ağzılardan da "paranızı dikkatli harcayın" uyarısı geldi.
gerçi bu uyarının muhattabı kim ondan emin olamadım.
e bizde para yok ki harcayacak!
"parası olana diyor zaar" dedimse de, içimde bi huzursuzluk oldu yine de.
tam da kitapyurdu sepetim dolmuştu.
alıverecektim seçerek biriktirdiğim kitapları.
durdum.
allahın bildiğini sizden mi saklıycam,
sepetten, korsankitaptezgahlarındabulunabilecekolan kitapları çıkarttım.
ordan (ç)alıcam onları.
biraz utanıyorum evet.
ama o kadar da değil galiba.
aramızda bir hocaefendi olsaydı sorardım lakin:
"hocaefendi. alacağım bazı kitapların orijinalleri yerine korsanlarını almak suretiyle artırdığım para ile kozmetik alsam caiz midir?"

hayır zaten sıcak.
öpsem mi ki bi?
("mi ki bi" ne komik durmadı mı?)

15 Temmuz 2011 Cuma